KFN Haberleri: Uyuyan Tesla Sürücüsü Otopilot’u Suçladı! Teknoloji mi, Sorumsuzluk mu?
Kaliforniya'nın en işlek otoyollarından birinde, sabah trafiğinin ortasında akılalmaz bir olay yaşandı. Diğer sürücülerin şaşkın bakışları arasında, bir Tesla Model Y'nin direksiyonunda bir kişinin derin bir uykuda olduğu fark edildi. Saatte 110 km hızla giden aracın videosunun sosyal medyada viral olması üzerine polis ekipleri harekete geçti. Araç güçlükle durdurulduğunda, uykudan uyandırılan sürücünün ilk savunması "Ama Otopilot devredeydi!" oldu. Bu olay, gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ile tam otonom sürüş arasındaki tehlikeli yanlış anlaşılmayı bir kez daha gündeme getirdi.Olay Anı: Otoyolda Kontrolsüz Yolculuk
Olay, sabah 08:30 sularında, yoğun işe gidiş saatlerinde meydana geldi. Diğer sürücüler, Tesla'nın şeridinde stabil bir şekilde ilerlediğini ancak sürücünün başının göğsüne düşmüş ve hareketsiz olduğunu fark etti. Durumu 911'e bildiren tanıkların ifadelerine göre araç, yaklaşık 15 dakika boyunca bu şekilde "sürücüsüz" olarak ilerledi.Polis ekipleri, aracı durdurabilmek için sirenlerini kullanarak ve özel manevralarla trafiği yavaşlatarak Tesla'nın önüne geçmek zorunda kaldı. Araç nihayet durduğunda, memurlar sürücüyü uyandırmak için camı tıklatmak zorunda kaldı. Sürücünün, yaşananlardan habersiz ve mahmur bir şekilde uyanması, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
"Otopilot" Bir Hata Değil, Bir Asistandır
Sürücünün "Otopilot'u suçlaması", Tesla'nın teknolojisi hakkındaki yaygın bir kafa karışıklığını yansıtıyor. Tesla'nın "Otopilot" (Autopilot) sistemi, isminin aksine, uçağı kendi kendine uçuran bir sistem değildir. Bu sistem, Uluslararası Otomotiv Mühendisleri Birliği (SAE) tarafından "Seviye 2" sürüş asistanı olarak sınıflandırılır.Bu seviye, aracın direksiyon (Şerit Takip) ve hızlanma/frenleme (Adaptif Hız Sabitleyici) işlevlerini aynı anda koordine edebileceği anlamına gelir. Ancak Seviye 2'nin en kritik kuralı şudur: Sürücü, her an aracı kontrol etmeye hazır olmalı, ellerini direksiyonda ve gözlerini yolda tutmalıdır. Tesla, bu sorumluluğu sürücüye defalarca hatırlatır ve direksiyonda tork (kuvvet) algılamadığında veya kabin içi kamera sürücünün yola bakmadığını tespit ettiğinde sesli ve görsel uyarılar verir.
Sorumsuzluk mu, Yanıltıcı Pazarlama mı?
Bu olay, "Sorumlu kim?" tartışmasını yeniden alevlendirdi. Bir yanda, tüm uyarılara rağmen sistemi kandırmaya çalışan (direksiyona ağırlık takmak gibi) veya teknolojiye körü körüne güvenen sürücülerin bariz sorumsuzluğu var. Yasalar, Seviye 2 sistemlerde tüm sorumluluğun sürücüde olduğunu açıkça belirtir.Diğer yanda ise Tesla'nın pazarlama stratejisi var. Eleştirmenler, "Otopilot" ve "Tam Kendi Kendine Sürüş" (Full Self-Driving - FSD) gibi isimlerin, sistemin yetenekleri hakkında yanıltıcı bir algı yarattığını ve sürücüleri aşırı güvene sevk ettiğini savunuyor. Alman mahkemeleri daha önce Tesla'nın bu terimleri kullanmasını "yanıltıcı reklam" olarak değerlendirmişti.
Güvenlik Sistemleri Nasıl Aşıldı?
Polis, sürücünün Otopilot'un güvenlik uyarılarını nasıl aştığını araştırıyor. Sürücünün, direksiyona tork uygulandığını simüle etmek için "Autopilot buddy" olarak bilinen yasa dışı bir ağırlık aparatı kullanmış olabileceğinden şüpheleniliyor. Kabin içi kameranın dikkati izleme özelliğinin ise sürücü tarafından devre dışı bırakılmış veya engellenmiş olabileceği düşünülüyor.Bu tür ihlaller, sadece sürücünün değil, trafikteki diğer tüm masum insanların hayatını tehlikeye atıyor. Olay, otonom sürüş teknolojilerinin toplumsal kabulü önündeki en büyük engelin, teknolojinin kendisinden çok "insan faktörü" olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Sizce bu tür olaylarda asıl suçlu, teknolojinin sınırlarını zorlayan sürücü mü, yoksa "Otopilot" gibi iddialı isimler kullanarak yanlış beklenti oluşturan üretici firma mı?