Duyuru

Collapse
Henüz duyuru yok

Doga ustu olaylar :o

Collapse
X
  • Filtreleme
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • Doga ustu olaylar :o



    Ana Sayfa Tarih Dünya Tarihine Kaydedilmiş Henüz Açıklanamayan 15 İnanılmaz Olay

    Belkıs Dalkıranoğlu

    Kasım 21, 2015

    İnsan evladı bilimle açıklayamadığı şeyleri doğa üstü güçlerle ilişkilendirmeye meyillidir hep. Oysa açıklanamayan her şeyin mutlaka bilimsel ve mantıklı bir açıklaması vardır; yalnızca biz keşfedememişizdir, bilmiyoruzdur veya onu algılayabilecek yeterliliğe sahip değilizdir henüz… Bu eksiklik pek çok şeyden kaynaklanabilir; teknoloji, bilgi, yeterli kanıt ya da şaibeli kaynak ve hatta evrim sürecinde hangi aşamada olduğumuz… Neticede kuantum fiziğini sezgi yoluyla anlayabilecek kadar gelişmiş yaratıklar değiliz örneğin. Ama bir gün; neden olmasın? Hala açıklanamamış dünya üzerindeki sayısız olaydan derlediğimiz görece kısa listeye şöyle bir göz atmak isteyebilirsiniz. 1. Deniz Kavimleri

    sea people1
    Kim oldukları ya da nereden geldikleri hala büyük bir muamma. MÖ. 1200 dolaylarında Yunan yarımadası, Ege ve Akdeniz kıyıları, Anadolu, Suriye, Fenike, Filistin’deki tüm şehirleri yakıp yıkarak üzerinden geçmişler, Antik Mısır’ın içlerine kadar ilerlemişler. Doğu Akdeniz’deki medeniyetler, Hititler, Yunanlar ve Minos Uygarlığı gibi pek çok uygarlığın ya çökmesine ya da gerilemesine yol açmışlar, Troya kenti tümüyle yok olmuş, Ugarit şehri düşmüş örneğin. Tunç Çağı’nı kapatan bu istilanın önünde hiçbir güç duramamış ve uygarlık yaklaşık bin yıl geriye sarmış. Antik Yakın Doğu’nun tarihine dair kayıtlı ne varsa bu istilayla yok olmuş o yüzden haklarında detaylı hiçbir şey bilinemiyor. İstila ettikleri yerlere mi yerleştiler yoksa geldikleri yere geri mi döndüler? Filistin’e adını veren bu kavimlerden biri Antik Filistinliler dışında bugüne kalan hiçbir iz yok.

    2. Büyük İleri Sıçrama

    buyuk ileri sicrayis
    Tarihin bir evresinde hem de hiçbir geçiş döneminin izine rastlanmadan; bundan yaklaşık 40 ila 70 bin yıl önce insanlık aniden mağara resimleri çizmeye, şarkılar söylemeye, mücevherler tasarlamaya, taştan aletler yapmaya başlıyor… İletişimle ortaya çıkan dillerin buna sebep olduğu düşünülse de insanlığın evriminde bu sıçrayışın nasıl mümkün olduğu hala çözülebilmiş değil! Birdenbire nasıl olmuştu bu, sahiden naassı yağ? 3. Antikythera Düzeneği

    The Antikythera Shipwreck Exhibition 6 April 2012- 28 April 2013

    Bir nevi analog bir bilgisayar düşünün ama iki bin yıllık olsun! Keşfedildiği 1901’den beri nasıl çalıştığını anlamak amacıyla pek çok kopyası yapılsa da işleyişi hala çözülebilmiş değil. Düzenek, bir ayakkabı kutusu büyüklüğünde ahşap bir kasa içinde yer alan bir grup pirinç dişliden meydana geliyor. İki bin yıl önce batmış bir gemide bulunan Antikythera düzeneğinin, gezegenlerin konumu ve Güneş tutulması vaktinin tahmin edilmesi hatta olimpiyat oyunlarının zamanlarını da dört yıla kadar gösterebilen mekanik bir hesap makinesi olduğu keşfedilse de nasıl çalıştığıyla ilgili araştırmalar sürüyor. MÖ. 1 yy teknolojisiyle yapılmış bu iç içe geçmiş çarklı sistem keşfedilene kadar, bu derece kompleks bir makinenin ancak 16. yy’da yapılabildiği sanılıyordu. 4. Voynich Elyazması

    voynic-4
    Bundan 600 yıl kadar önce, bilinmeyen bir yazıyla, anlamı hala çözülememiş gizemli bir kitap yazıldı ve 1912’de Amerikalı sahaf Wilfrid M. Voynich onu Roma’da satın aldı. Voynich elyazması yıllardır dil bilimciler, fonetik uzmanları, kriptologlar, tarihçiler vb. pek çok farklı alandan bilim insanı tarafından incelenmiş ama tüm çabalar sonuçsuz. Metnin gayet sistematik biçimde doğal bir dilin yazıya geçirilmiş hali olduğu onaylanıyor ama bunun hangi dil olduğu bilinmiyor. Bu elyazması 20. yy’ın en iyi şifre çözücülerini hayatından bezdirdi, kimilerine kafayı kırdırıp hastanelik etti. 2001’de şifre çözmekte uzman bilgisayarlarla yapılan çalışmalar da başarılı olamadı. İngiliz dil bilim profesörü Stephen Bax, 14 resmin ve Arapça ögeler kullanılarak yazılan kitapta “kantoron” bitkisinin isminden yola çıkarak 10 sözcüğün ne anlama geldiğini ortaya çıkarmış olsa da kitap bir muamma olmayı sürdürüyor. Hatta buradan yola çıkarak kitabın aslında 11. yüzyılda Türkiye de yazıldığı bile iddia ediliyor. Çok sayıda resim içeren el yazması kitapta; yıldızlar, bitkiler ve tuhaf bir tesisatla birbirine bağlı küvetlerde yıkanan çıplak kadınlar var. Kitabın şifalı otlar, astronomi, anatomi, farmakoloji ve reçetelerden oluşan beş ana bölümden oluştuğu düşünülüyor.

    5. Göbeklitepe

    gobekli_tepe_
    Söz konusu, Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe olunca açıklanamayan keşiflerin hangi birinden bahsetsek? İnsanlık tarihini alt üst eden bu tapınakların tam 12 bin yıl önce tavanı açık ama tabanı sıvı sızdırmaz şekilde inşa edilmiş mühendislik teknolojisinden mi? Yoksa, Taş Devri avcı-toplayıcılarının taş ustalığından, mimari ve sanatsal üsluplarının üç boyutlu figürler yapacak kadar gelişmiş olmasından mı? Tapınaklara yansıyan bütün bu ilim ve bilgi tam olarak nasıl ve ne zaman oluşmuştu? İnsanların açlık ve korunma içgüdüsüyle değil, dinsel inanışların etkisiyle yerleşik hayata geçtiklerini ve ancak bundan sonra tarıma başladıklarını Göbekli Tepe sayesinde öğrendik. Dinsel törenler için inşa ettikleri bu yapıların etrafında neden hiç yerleşim yeri yok? Böylesi faaliyetler için kalabalık gruplar nasıl bir araya geldiler, işgücünü nereden buldular, farklı uzmanlık gerektiren fakat eşzamanlı yürütülen bu işlerin organizasyonunu nasıl yaptılar? Daha da ilginci; çapı 30 metreyi bulan şimdilik benzerine hiç rastlanmamış oval planlı 20’ye yakın sayıdaki bu yapılar bilerek moloz yığınları ve toprakla örtülüp, terk edilmiş. Yaklaşık bin yıl sonra geri gelerek yeni bir mabet yapmışlar ve aynı işlemi tekrarlamışlar. Bunu neden yaptıkları bilinmiyor. Derdiniz ne olm, yapıp yapıp gömüyorsunuz… 6. Uzaydan gelen WOW sinyali

    WOW
    1977’de SETI (Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması) projesi kapsamında, Jerry R. Ehman tarafından “Big Ear” radyoteleskopuyla keşfedilmiş 72 saniyelik, dar bantlı bir radyo sinyali. Dünya dışı akıllı varlıkların gönderebileceği türden sinyallerin tüm özelliklerine uyuyordu. Buna çok şaşıran Ehman sinyal izinin bilgisayar çıktısının sayfa kenarına “Wow!” yazdığı için bu şekilde adlandırıldı. Sagittarius (Yay burcu) yönünden gelen sinyal, tüm arama çabalarına rağmen bir daha bulunamadı. Nereden gelmişti ve orada ne vardı? Onu bu kadar sıra dışı kılan neydi? Bunun cevabı sinyalin frekansında yatıyor. Akıllı bir uzaylıysanız ve başka bir akıllı uzaylının ilgisini çekmek istiyorsanız, yapay olduğu kolayca anlaşılabilecek, duyulabilmesi mümkün bir frekans tercih edersiniz. Dahası, evrende bolca bulunan ortak bir elementin frekansını; örneğin hidrojen elementini seçmeniz çok olağan sayılır. Yıldızlararası hidrojen 1,42 Ghz’de hareket eder. “Wow!” sinyali de 1,42 GHz’deydi ve bu menzilden şaşmıyordu! Dünya’daki hiçbir aygıt da o frekansta ileti yapamıyordu. Hava ya da uzay aracından da gelmiyordu çünkü uzayda hareket etmeyen bir noktaya sabitlenmişti. Bilinen hiçbir gezegen ya da asteroit, sinyali Dünya’ya yansıtacak pozisyonda bulunmuyordu. Çekimsel mercek ve yıldızlararası parıldama gibi karmaşık astronomik etkiler bile “Wow!” sinyalini açıklamak için gerekli teknik özellikleri karşılamıyor. Sonuç ta, “akıllı uzaylı” açıklaması hala en iyi aday. Ama bunu destekleyecek bir kanıt bulunmadığı için çözülmemiş en heyecan verici gizemlerden biri. 7. Oak Adası ve Para Kuyusu

    oAK-iSLANS
    Efseneye göre adada büyük bir hazine gizli. Kimi defineci dini hazineler olduğunu, kimileri de İspanyol korsanların ganimetlerini buraya gömdüğünü düşünüyor. Çeşitli tuzaklarla örülmüş mühendislik harikası bu çukuru inşa etmenin korsanları aştığını düşünenler de var. Şirket batıran, pek çok kişinin hayatına mal olan çukurdan elde edilebilen kısıtlı verilerle varlığı bilinen hazine gelişen teknolojiye rağmen çıkarılamıyor. Hatta kuyunun bir çok bölümüne hala girilememiş… Definecilerin burayı lanetli saymasının sebebi, yapılan çalışmalarda belli bir seviyeye gelindiğinde çukurun bir anda suyla dolması… Araştırmacılar buldukları su çıkış noktalarını, planlayıcının geri döndüğü zaman suyu kapayabilmesi için yerleştirdiğini düşünüyorlar. Yani para çukuru, hazinenin yerini tam olarak bilen kişinin bulabileceği şekilde tasarlanan bunun dışında herkesin çukurun bataklığına gömüleceği kör bir geçit.

  • #2
    Woww güzel bilgilerdi ..teşekkürler Cerenn..

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...
    X